Whitelily

28/6/2007

Yumurcaklar ekran başına...

Yayıncılık ağını her geçen gün genişleten Samanyolu Yayın Grubu; Samanyolu Televizyonu, Samanyolu Haber ve Mehtap TV'den sonra şimdi de 'Yumurcak TV' adlı yeni bir çocuk kanalını izleyiciyle buluşturuyor. 'Bütün yumurcaklar ekran başına!' sloganıyla bugünden itibaren uydudan yayına başlayan kanalda dış kaynaklı çizgi filmlerin yanı sıra pek çok yerli yapım da çocukların beğenisine sunuluyor.

Genel yayın yönetmenliğini daha önce Samanyolu'nun başarılı çocuk programları 'Tarçın ve Arkadaşları' ile 'Yeşil Oba'nın yapımcılığını üstlenen Meryem Akbal'ın yaptığı kanalda, çocukların hayal güçlerini artıracak ve yeteneklerini keşfetmelerini sağlayacak yapımlara ağırlık veriliyor. Şiddet dolu çizgi filmlerin yerine çocukların eğlenerek öğrendiği, insani değerleri öne çıkaran yapımların yer alacağı bir yayıncılık anlayışı benimsediklerini söyleyen Akbal ile Yumurcak TV'nin nasıl doğduğunu ve çocuklar için neler planladıklarını konuştuk...

Yumurcak TV'nin kuruluşu nasıl oldu, nasıl karar verdiniz, biraz anlatır mısınız?

Tarçın ve Arkadaşları'nın Çınçınlar ormanında binlerce arkadaşı vardı. Çocuklar Tarçın ve arkadaşlarından daha okula başlamadan bir sürü şey öğrendiler. Şarkılar söylediler, oyunlar oynadılar. Zamanla Tarçın'ın arkadaşları "Burası bize dar geliyor." dediler. Biz de onlara "Sizi Yeşil Oba'ya götürelim." dedik. Yeşil Oba şirin bir kasabaydı. Orada büyükler de vardı: Hasan Bey, Necla Hanım, Mualla Hanım, Muhtar Amca... Rakun ve Şükrü yaramazlıklarıyla bütün kasabaya yetiyorlardı. Samanyolu TV'ye gelen telefonlara ve elektronik postalara görevliler cevap vermekte artık zorlanıyordu. Herkes yeni yerler, yeni hikayeler, yeni dostlar ister oldu. Bu kez de Yeşil Oba dar gelmeye başlamıştı. Nezih dedi ki: "Uzaydaki bir uyduya sinyaller göndersek, oradan geri dönüp dünyaya yayılsa..." 'Yumurcak' böyle bir ihtiyaçtan doğdu. Çocukların ve içlerindeki çocuğu kaybetmeyenlerin ihtiyacı olarak. Gökyüzüne giden sinyaller 'Yumurcak' olarak geri döndü.

Yumurcak'ın yayına başlama hikâyesi tıpkı bir oyun gibi...

'Oyun oynar gibi' ifadesi kulağa hoş geliyor. Fakat bu oyun biz kamera arkasındakilerin omuzlarına çok büyük bir sorumluluk yüklüyor. Çünkü hedef kitlemiz çok hassas, savunmasız, dünyanın dört bir tarafından gelen uyaranlara karşı çok açık. İyiyi kötüyü ayırt etme şansı yok denecek kadar az.

Sözlerinizden, hedef kitlenizi iyi tanıdığınız anlaşılıyor...

Evet, hedef kitlemizi iyi tanıdığımızı düşünüyoruz. Samanyolu Televizyonu'nda 10 yılı aşkın süredir hazırladığımız Tomurcukların Dünyası, Kırmızı Bisiklet, Tarçın, Yeşil Oba programları bize seyircimizin ihtiyaçlarını daha doğru tespit etme fırsatı verdi. Onlarla iletişim kurabilmenin en güzel yolu birlikte oyun oynamak. Bu sebeple 'Yumurcak' için çalışmaya başladığımız ilk andan itibaren, birbirinden önemli konuları, bir oyun atmosferinde işlemeye çalışıyoruz. Biliyoruz ki, Tarçın'ın arkadaşları ve onların anne babaları, büyük bir beklenti içindeler.

Çocuklar 'Yumurcak'ta neler izleyecek?

Yumurcak TV'nin hazırlık çalışmalarına Ekim 2006'da başladık. Seyircilerimiz hareketli, eğitici ve eğlenceli bir çocuk televizyon kanalı ile tanışacak. Yaz tatilinde arkadaşlarımız çok güzel çizgi filmler seyredecek. Anne babalar çocuklarını Yumurcak ekranıyla rahatlıkla baş başa bırakabilecek. Çünkü yayınlayacağımız çizgi filmlerde olabildiğince seçici olmaya dikkat ettik. Prime time olarak bilinen zaman diliminde yetişkinlerin de keyifle seyredebilecekleri programlarımız var.

Dış kaynaklı yapımların yanı sıra sizin ürettiğiniz neler var?

Yumurcak'ta fikriyle, uygulamasıyla bize ait pek çok özgün proje var. Bunlar arasında Tel Tel'in Torbası, Kat Kat Katla, Birlikte Büyürken'in isimlerini sayabilirim.

Yumurcak TV'yi nasıl izleriz?
UYDU: TÜRKSAT 2A 42 ° E
FREKANS: 11951 V
VIDEO: MPEG-2 / CLEAR
SYMBOL RATE: 8800 Kbps
FEC: 5 / 6

 

 

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=555690

19/12/2006

Kumandanızda Bu Kanala Mutlaka Yer Açın…

 
 
 
 Kumandanızda Bu Kanala Mutlaka Yer Açın…
Ali Murat Güven, Yeni Şafak, 16.12.2006
 
Farkında mısınız bilemiyorum; Samanyolu grubunun kısa süre önce -öyle fazlaca gürültü patırtı yapmadan, gayet alçakgönüllü bir şekilde- yayına başlayan kardeş bir kanalı var. Bütünüyle kültüre, sanata ve sosyal bilimlere adanmış olan bu kanalın adı Mehtap TV. Ekran logosu ise kırmızı bir lale…
 
 
“Sizin sesiniz olacağız, dâvânızı yedi düvele duyuracağız, bizimle temiz ekran görmenin hazzını yaşayacaksınız” deyip dindarların yüzüklerini bileziklerini toplayan kimi mücahit kanallar yıllar içinde -kendilerine göre haklı, bize göre ise haksız- gerekçelerle teker teker raydan çıkıp sanayi mahallesi pavyonlarına dönüşürken, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin manevî liderliğindeki bu yayın grubunun gerek beş kıtaya yayın yapan STV, gerekse Burç FM'de sergilediği ağırbaşlı duruş ve istikrar karşısındaki hayranlık duygularımı her dost sohbetinde dile getirmekten kendimi alamıyorum. Benim agresif fıtratım anılan ekibin hayata, dine ve siyasete dair kimi yaklaşımlarıyla tam olarak örtüşmese de, yayına başladıkları ilk günden itibaren hem televizyonda hem de radyoda sergiledikleri o sarsılmaz ciddiyeti takdir etmemek mümkün değil. Reklâm tiranlarının ve sistemin diğer kurumlarının her türlü baskısına rağmen, inandıkları yolda zımba gibi bir yayıncılık yapıyor bu kardeşlerimiz. Allah hepsinden razı olsun; onları bu tutarlılıklarından dolayı çok seviyorum.
 
 
İşte, ta 1990'ların başlarından bu yana dindar kamuoyuna neyin sözünü verdiyse o çizgiden milim sapmaksızın ilerleyen bu disiplinli câmia, şimdilerde kamuoyuna pozitif yayıncılık yapma konusunda çok önemli bir adım daha attı ve geçtiğimiz aylarda Mehtap TV'yi yayına soktu. Yönetim merkezi Samanyolu binası içinde bulunan, ancak farklı stüdyolardan yayın yapan bu kanala son bir buçuk ay içinde ardarda üç kez konuk oldum. Bunlardan ikisi, daha önce STV'ye yaptığı bilişim programı “Byte” ile belleklerimize kazınan sevgili meslektaşım Ramazan Ümit Şimşek'in hafta içi her gün canlı olarak hazırlayıp sunduğu “Çınaraltı” programı, diğeri ise Rıdvan Kızıltepe üstadımızın imzasını taşıyan ve yine canlı olarak yayımlanan “Ufuk Ötesi”ydi. Her üç konukluğumda da müthiş keyifli saatler geçirdim; stüdyolarda görev yapan birbirinden ağırbaşlı, sıcakkanlı ve dost insanlarla tanıştım.
Çok stratejik bir durum söz konusu olmadıkça, televizyon programlarında boy göstermeye bayılan biri değilim. Çünkü zaten bütün hayatım kameralarla yakın temasta geçiyor; bu tür faaliyetlerin beni heyecanlandıran herhangi bir yönü yok. “Solcu” bir konuk çağırdıklarında panikten elleri ayakları birbirine dolaşan, ama kendi kültür bahçesinin insanlarına karşı son derece saygısız davranan kimi mütedeyyin kanalların davetlerini ise zaten uzunca bir süredir kesinlikle kabul etmiyorum. “İçinden çıktıkları kabuğu beğenmeme” psikozuna girmiş, kendilerini var eden kitlelere ve sosyolojik realitelere karşı artık iyice yabancılaşmış olan böylesi kuruluşlar, ne denli yoğun bir çürümenin eşiğine geldiklerinin zerrece farkında olmadıkları gibi, bir de “arka bahçenin çocukları” olan bizlere “üçüncü mevki tren yolcusu” muamelesi yapmaya kalkışıyorlar. Ben ise böyle çiğlikleri kaldıracak yaşı da başı da çoktan geçmiş durumdayım. (Böylelikle, câmiada çalıştıkları yıllar içinde sözünü ettiğim kompleksin âdeta kitabını yazmış olan bazı ünlü şovmenlerimizi de kısaca yâdetmiş olduk. Böyle sorunlu tipleri ilerleyen zamanlarda çok daha geniş biçimde ele alacağız inşaallah…)
Buna karşılık, Mehtap TV gibi bir kuruluşun programlarına bundan böyle yüzlerce kez davet edilsem, hiç üşenmem, iki elim kanda olsa yine gider ve kendi uzmanlık alanlarımda bildiklerimi izleyicilerle tekrar tekrar paylaşırım. Çünkü kafası iyice karışmış olan bu toplumun manevî kalkınması adına çok doğru işler yapıyorlar. Üstelik de düşük reklam gelirlerine yiğitçe direnerek…
 
Mehtap TV'nin yayın kalitesi ve içeriğinden yana hiç bir sorunu yok, ekranları pırıl pırıl; ancak frekans tahsislerindeki belirsizliğin sürmesi nedeniyle henüz kablolu televizyon şekebesine dahil olamadılar. O yüzden de geniş kitlelerin bu kanalı izleyebilmesinin -şimdilik- tek yolu uydu antenler…
Televizyonlarının başına geçtiklerinde her türlü görsel ve işitsel kirlilikten uzak, insan fıtratına uygun programlar izlemek isteyen okurlarıma, Mehtap TV'ye kalplerinde ve uzaktan kumandalarında tez zamanda mutlaka bir yer açmalarını öneriyorum. Uydu anteniniz yok ise en ucuzundan bir tane edinmeye bakın. Eğer ki var olmasına rağmen bu kanalı izleyemiyorsanız, o durumda anten ayarlarınızı gözden geçirin.
 
Dört bir yandan kültürel kuşatma altındayız ve farkında bile olmadan çocuklarımızı bu çürümüşlüğe adım adım kurban veriyoruz. En trajik olanı da aramızdan bazılarının neredeyse her gün “Zaman sana uymuyorsa, sen zamana uy” diyerek bu beyin yıkayıcı sistemle uzlaşmaya gitmesi…
Bazıları hiç kusura bakmasınlar; ama ben doğma büyüme bir İstanbul çocuğu olarak kendi yurdumda “zenci” konumuna itelenmeyi, sonradan sıkıyı görünce pes edip bu sistemin “beyazlarıyla” uzlaşmak için kabul etmedim. Daha verilecek çok savaşımız var.
 
Hâl böyle olunca, bu kültürel talandan geriye kalanlar olarak bizler de birbirimizi eskisinden daha çok sevmeye mecbur ve mahkûmuz. Vakit, ayrılıkları değil ortak noktaları ön plana çıkartıp safları iyice sıklaştırma vaktidir. Katolik Papa 16. Benedikt ve Ortodoks Patrik Bartholomeus biraraya gelip yakın işbirliği deklarasyonu imzalıyorsa, bizler de cemaat taassubunu ve kibiri terkedip en kısa zamanda omuz omuza vermek zorundayız. Allah, bu acıklı parçalanmışlığın hesabını hepimize ayrı ayrı soracak çünkü…
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
MEHTAP TV
Türksat 2A
42 E 11951
Dikey
SR: 8800 Kbps
FEC 5/6

1/12/2006

Ebru TV yayında...

Videoyu izlemek için yandaki müziği kapatınız...

Ebru TV yayında
Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletinde Türk girişimciler tarafından kurulan ve yayın hazırlıkları uzun süredir devam eden Ebru TV'de bugünlerde bambaşka bir heyecan yaşanıyor.
http://www.ebru.tv

18/11/2006

Amerikada yayın yapacak ilk TV kanalı: EBRU TV

     
    

Samanyolu TV, Orta Asya'ya hizmet veren STV Xezer (Hazar) ve bir kültür kanalı olan Mehtap TV 'den sonra, 24 saat haber verecek olan bir haber kanalını da açmaya hazırlanıyor.
Muhtemelen ismi STV Haber olacak kanal, her saat başı haberler verecek, siyasi, sosyal ve toplumsal olayları, aktiviteleri daha yakından ve ayrıntılı izleyecek, toplumun önde gelen insanlarıyla röportajlar yapacak, yurtdışındaki olayları ise en hızlı ve etkin biçimde takip ederek izleyicilerine sunacak.

Bunun yanısıra, Amerikada İngilizce yayın yapacak olan ilk ve tek Türk kanalı  "EBRU TV "de çok yakında yayınına başlayacak.

http://www.ebru.tv/



Tıklayın. İzleyin...