Whitelily

15/12/2006

Ey Allah'ımız!

 

 

 

Ey Allah'ımız! Bize düşmanlık yapanlara karşı Sen bizim muînimiz ol... Haddini aşıp hukukumuza saldıran mütecavizlerin şerlerini üzerimizden defet... Aleyhimizde fitne ateşini körükleyenlerin ocaklarını söndür...

Ey şefkati ve merhameti varlığı bütünüyle kucaklamış Rabb'imiz! Hakkında beslediğimiz hüsn-ü zanda bizi tasdik et.. et de, biz çaresiz kullarını her türlü endişe, gam, üzüntü, keder ve sıkıntıdan halâs eyle!

12/12/2006

Kabul edilmiş bir dua öyküsü

EN KISA AMA EN ANLAMLI DUA

          Bu kaçıncı Ramazandı Allah’ım hastanede geçirdiğimiz ya da
hastanede geçirdiğimiz ramazanlardan biri....
          Ertelenen ameliyatlar, problemli sonuçlar, umutlar, hayaller ve
dualar...
          İmtihan günlerinin en güzeliydi belki de o gün. Duygusallıklar,
umutlar, nedenler ve niçinlerle geçen 7,5 senenin özetiydi belki
de gün noktalanırken lutfedilen anlar...
          Kitap Fuarı varmış.
          Kitap mı? Fuar mı? Aman kaçırmayalım.
          Siz mi? Bu yoğunlukta bu yorgunlukta fuara gideceksiniz? Kitap
mı alacaksınız? Diyenlere tek cevabımız vardı:
          “Ruhumuzu dinlendireceğ iz.”
          Gerçektende öyle oldu. Günün sonunda yaşadığımız hayretvari
olay hayatımızın sonuna kadar yüzümüzde tebessüm olarak
kalacaktı. Göz yaşıyla beslenen tebessüm cinsinden...
          Gözlerimiz hep masal kitaplarındaydı . Her standa bakıyor,
soruyor hatta okumaya çalışıyorduk. Birden cici mi cici
Mustafa’yı tanıyanlar bilir onu sevinçten çıldırtacağını
düşündüğümüz bir kitap bulduk. Hemen koştuk yazarımıza
imzalattık. Tam teşekkür edecekken kitabın sayfalarını
çevirdiğini gördük. Merak içinde bakarken oğlumuzun doğum gününü
sordu Senai Bey.
          Temmuz! 17 Temmuz.
          Merakla izliyorduk. Geçen saniyeler süresince hem ne yapacağını
anlamaya çalışıyorduk hem de çocuğumuza çok güzel bir hediye
almanın heyecanıyla eşimle birbirimize gülümsüyorduk.
          17 Temmuzdu değil mi?
          Evet.
          “Aaa orayı da imzalıyor. Ne kadar güzel bir buluş” dedim
içimden. Buluştu gerçekten hiç böyle bir şey görmemiştim daha
önce.
          Ayakta beklettiğimiz hatta yolundan çevirdiğimiz yazarımızla
yazışmak için sözleştik ve hafif bir buruklukla ayrıldık.
          Hikaye göndereceğime söz verdim ve “ne yazacağım Allah’ımlı
dakikalar” başladı.
          Yorgun, bitkin ama sevinçle döndük fuardan...
          O gün fuara bir iftar davetinden gitmiştik. Annemler,
yengemler, gelinleri, torunları kardeşlerim hasılı çok
kalabalıktık. Kapıdan girer girmez çocuklar kitapları kaptılar.
Biz de Fuardan, kitaplardan fiyatlardan bahsediyorduk ki
hayretler içerisinde “Ebru Abla! Ebru Abla!” bir ses duyduk.
          Efendim Elifciğim.
          Ebru Abla burayı Yazar özellikle mi imzaladı?
          Nereyi?
          Burayı. İşte 17 temmuz yazan yeri.
          Evet. O Mustafa’nın doğum günü onun için imzaladı.
          Peki O Mustafa’nın yürüyemediğini biliyor mu?
          Herkes suspus olmuş konuşmaları dinliyordu. Benimse kalbim
çoktan atmaya başlamıştı. “Hayır” diyebildim sadece.
          Ama burada “Allahım sen ayaklarımı koru sana doğru yürüsünler
diye...” yazıyor.
          Ne?
          Elif aynı yeri defalarca okudu. Herkes tek tek sayfaya bakıyor
okuyanlar göz yaşlarını tutamıyordu.
          Evet. Senai Bey onun yürüyemediğini bilmiyordu. Biz de "NEDENYÜRÜYEMEDİĞİNİ" o gün öğrendik. "RABBİM ONUN AYAKLARINI KORUMUŞTU;ÇÜNKÜ ONA YÜRÜSÜNLER DİYE"...

24/11/2006

Ey yücelerden yüce Rabb'imiz!

Ey yücelerden yüce Rabb'imiz! Biz her ne kadar Sen'in rahmetine ve keremine lâyık olmasak da, şüphesiz Sen'in rahmetin, bizim gibi hayatının çoğu düşüp kalkmakla geçmiş mücrimlere bile ulaşacak kadar geniş ve boldur.

Ya Rab! Bizi de o enginlerden engin rahmetinden hissedâr kıl.. imanımızı kemâle ulaştırmak sûretiyle kalblerimizi itmi'nanla doldur.. lütfunla yakînimizi de etemmiyet vasfıyla zenginleştir! Bizi duasına icabet edilmeyen talihsizlerden eyleme! Amin!..

17/11/2006

Ey sevgili kullarından...

Ey sevgili kullarından Nuh'u boğulmaktan kurtaran, Davud'un zellesini mağ-firet buyuran, Yunus'un tasasını gideren, Eyyub'un derdine derman olan Allah'ımız!.. Ey dünyanın günah ve isyanlarına batmış olanları kurtaran, ey helâka sürüklenenleri kurtuluşa erdiren Rahmeti Sonsuz!..

Ey garip ve yalnızların enîs ü celîsi, kimsesizlerin kimsesi olan Mevlâ'mız! İşlerimizi sulh ü salâh ve felahla tanzim buyur ve biz aciz kullarını işlerimizde muvaffak eyle!..

 

***

11/11/2006

Ey Merhametliler Merhametlisi!

Ey merhameti hayallerimizin sınırlarını aşkın Merhametliler Merhametlisi! Biz nâçar ve kimsesiz kullarına da şefkatle muamelede bulun! Ey bize her şeyden daha yakın bulunan Yüce Rabb'imiz! Bizleri uzaklığın yakıp kavuran soğuğundan kurtar..

Gerçek bulacağını bulmuş ve başka aramalardan kurtulmuş vuslat kahramanlarının, gezip yüzmeden sıyrılmış temkin erlerinin zümresine bizi de dahil eyle.. bizleri hidayet tacıyla taçlandırarak himayene al ya Rabbi!

***

3/11/2006

Ey Mevlâ-yı Müteâl!

Ey Mevlâ-yı Müteâl! Gelip Sana ulaşan yolları biz şaşkın kullarına da göster.. fazlınla işlerimizi kolaylaştır ve bizi başka değil sadece -libasların en hayırlısı olan- takva elbisesiyle zinetlendir. Bütün bunları Sen'den diliyoruz

 

Ya Rabbenâ; diliyoruz, çünkü Sen her şeye gücü yeten, kudreti sonsuz yegâne zâtsın. Ne olur, bize de rahmet, şefkat ve merhametinle muamelede bulun; bulun da her türlü tasa, gam ve darlıktan çıkış yolları nasip eyle!

***

18/10/2006

Kadir gecesi duası

Kadir geceniz mübarek olsun

 

Kadir gecesi duası için aşağıdaki linki tıklayınız...

 

http://tr.fgulen.com/a.page/multimedya/dua/a13344.html

 

« Önceki ::